Yemek - Mutfak - Pratik Bilgiler

Yemek - Mutfak - Pratik Bilgiler
Şefin Tarifleri

Translate

Bu Blogda Ara

9 Haziran 2011 Perşembe

Türk Kahvesi - Türk Kahvesinin Kökeni

Türk Kahvesi


1517 yılında Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul'a getirdi. Türkler tarafından bulunan yepyeni hazırlama metodu sayesinde kahve, güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını aldı. İlk olarak Tahtakale' de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu. Saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde pişirilmek suretiyle içiliyor ve en itibarlı dostlara büyük bir özenle ikram ediliyordu. Kısa sürede, gerek İstanbul'a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk Kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa'yı oradan da tüm dünyayı sardı.

Türk Kahvesi

özellikleri
  • Türk Kahvesi; Dünyanın en eski kahve pişirme yöntemidir.
  • Köpük, kahve ve telveden oluşur.
  • Yumuşak ve kadifemsi köpüğü sayesinde damakta en uzun süre tadını devam ettiren kahve türüdür.
  • Birkaç dakika şekli bozulmadan kalabilen bu leziz köpüğü sayesinde, uzun süre sıcak kalabilir.
  • İnce kenarlı fincanda sunulduğu için, diğer kahve türlerine göre daha yavaş soğur ve böylece daha uzun süren bir kahve keyfi sunar.
  • Yoğun şurupsu kıvamı ile ağızdaki lezzet tomurcuklarını aşırı uyararak hafızada yer eder.
  • Diğer kahve türlerine göre, daha kıvamlı, yumuşak ve aromatiktir.
  • Kendine özgü enfes kokusu ve özel köpüğü ile diğer kahvelerden kolaylıkla ayırt edilebilir.
  • Kahve tutkunları tarafından, kaynatılarak içilebilen tek kahve olarak kabul edilir.
  • Geleceği anlatmak için kullanılan tek kahve türüdür. Cafedomancy: Kahve telvesini kullanarak kehanette bulunmak.
  • Eşsizdir çünkü kahvesi fincanın içindedir ancak telve olarak dibe çöktüğünden filtre edilmesine ve süzülmesine gerek kalmaz.
  • Hazırlanırken şeker ilave edildiğinden diğer kahvelerde olduğu gibi sonradan tatlandırmaya gerek yoktur.
  • Sağlıklıdır çünkü fincanın dibinde biriken telvesi içilmez.
  • Sıklıkla içildiği halde, miktar olarak fazla olmadığından şişkinlik yapmaz.
  • Diğer kahve türlerine göre, bir içimde daha az kafein içerir.
  • Porsiyon Kafein Miktarı
  • Türk Kahvesi 65 ml (bir fincan) 60 mg
  • Espresso Kahve 60 ml (bir fincan) 100 mg
  • Filtre Kahve 150 ml (bir fincan) 115-175 mg
  • Hazır Kahve 150 ml (bir fincan) 65-100 mg
  • Çay 150 ml (bir fincan) 70 mg
  • Kolalı İçecekler 330 ml (bir kutu) 45 mg
  • Çikolata 30 gr 10-25 mg
  • Çok pratik ve ekonomiktir çünkü pişirirken tek ihtiyacınız bir cezve olacaktır.
  • Pişirilirken, şekeri tercihe göre ilave edildiğinden içime hazır halde sunulan tek kahve türüdür.
  • O nefis tadını verebilmesi için, kavrulduktan sonra ya hemen tüketilmeli ya da aromasını muhafaza edecek şekilde paketlenmelidir.
yapılışı
  • Nefis bir Türk Kahvesi hazırlamak için sadece 2 dakika yeterlidir. İçme suyunu fincanla ölçerek cezveye koyun (kalitede su etkendir).
  • Her fincan için iki çay kaşığı kahve (5 gr), iki çay kaşığı şeker ilave edin (ya da şeker arzuya göre).
  • Kısık ateşte kahve ve şekeri iyice karıştırın.
  • Bir süre sonra kabaran köpüğü fincanlara pay edin.
  • Kalan kahveyi bir taşım daha pişirin ve fincanlara boşaltın.
  • Türk Kahvesi sunulurken yanında su verilmesi âdettir. İçilen su ağzı kahve lezzetine hazırlar.
  • Toplu tüketimde, orta şekerli sunulması daha pratiktir.




AFİYET OLSUN